İçeriğe geç
  • Dolar 49,3487 ▲ %0,18
  • Euro 55,2288 ▼ %0,30
  • Sterlin 65,2642 ▼ %0,17
  • Gram Altın 6.647,45 ▲ %1,55
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,74 ▲ %3,17
  • Bitcoin 4.090.088 ▲ %0,77
  • BIST 100 12.236,08 ▲ %0,18

Kültür-Sanat

Yaramaz çocuklar ve büyükler

Şermin Yaşar'ın "Dünya Yaramazlık Tarihi" sürekli başkaları ile kıyaslanan çocukların içine su serperken, günümüzde kaygılarla sarılıp sarmalanan çocuklara neşeli olmayı, empati kurmayı, takım ruhunu hatırlatacak bir okuma deneyimi vadediyor.

Aslı Uçar Yıldız

Milattan Önce 2000 yılında Sümerlerde yaşamış bir ufaklığın yaptığı yaramazlıkları anlatan "Okul Günleri"* isimli tabletleri duymuş muydunuz?

Tarihin bilinen ilk yaramazı olan bu arkadaş; öğretmenini çileden çıkarıyor, derste yerinde durmuyor, arkadaşlarıyla fısıldaşıp dikkatleri dağıtıyor. Yetmiyor, sınıftan kaçmaya kalkıyor. Kil tabletlerine özenli yazılar kazımak yerine yamuk yumuk çizgiler çiziyor, ödevlerini eksik bırakıyor ve tabii ki Büyükleri Sinir Ediyor!

Şermin Yaşar'ın Kronik İlk Genç etiketiyle raflarda yerini alan yepyeni kitabı "Dünya Yaramazlık Tarihi", bu ufaklığın maceralarından yaklaşık 4000 yıl sonra geçiyor olsa da konu çocukların yaramazlığı olduğunda da tarihin tekerrürden ibaret olduğunu hatırlatıyor.

Tabii zaman ilerledikçe çocuklar bilinçleniyor ve kitaptaki başkahramanımız bu yaramazlıkları tarihe altın harflerle kazımak için bir dernek kuruyor: BSED (Büyükleri Sinir Edenler Derneği).

Hikâyemiz; mahallede büyük küçük herkesin korktuğu, karşılaşmaktan çekindiği, çatık kaşları ve sert sözleriyle kimseyi es geçmeden azarlayan Büyük Mahmut Bey Amca ile başlıyor. Bir de onun torunu Küçük Mahmut var... Değil tüm mahallede, tanınsa tüm şehirde hatta dünyanın en ücra köşelerinde bile örnek çocuk olarak gösterilecek kadar uslu, anne babaların bayıldığı, küçüklerin ise azıcık kıskandığı bir çocuk kendisi.

Bizim yaramaz, sürekli Küçük Mahmut'un ona örnek gösterilmesinden öyle bunalıyor ki, arkadaşları ile kurdukları derneğe başkan olması için Küçük Mahmut'u yetiştirmeye karar veriyor. Sonuçta vicdanlı bir yaramaz bizimki, bir çocuğun büyümeden önce yapması gereken şeyleri yapmadan yetişkin olup gitmesine gönlü razı olmuyor.

Tabii paşazademiz Küçük Mahmut'un içindeki yaramaz çocuğu keşfetmesini sağlamak pek kolay olmuyor. Takım elbisesi, rugan ayakkabıları ve terbiyeli üslubuyla aralarına katılan Küçük Mahmut, bir kez yaramazlığın tadını alınca işler değişiyor. İçinde yıllardır bendini aşmayı bekleyen sakin sular coşuyor, sel olup bütün mahalleyi yıkıp geçiyor! Dernek tüzüğünde yer aldığı üzere tüm uslu çocukları aralarına katmak için kolları sıvayan ekip, yaramazlığın "y"sini bilmeyen Mahmut'u derneğe başkan yapıyor. Zaten dedesi de onu ileride şirketlerin yönetim kurulu başkanı olması için yetiştirdiğinden, Mahmut bu görevi şimdiden deneyimlemeye hemen ikna oluyor.

BSED, inanılmaz bir tempo ile faaliyet hayatına başlıyor. Hemen "Yaramazın Şarkısı" besteleniyor. Selamlaşma için burun deliklerini üç kere açıp kapama şifresi belirlenirken "BİZ YAPMADIK!" mottosu her çocuğa ezberletiliyor.

Yoğun bir katılımla Dünya Yaramazlık Festivali düzenleniyor. Atamızın güzel çocuklarımıza armağanı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda ise derneğin ilk kongresi toplanıyor. Coşkulu bir bayram kutlamasıyla başlayan gün, çocukların hazırladığı bildirilerin okunmasıyla devam ediyor ve kongre sonunda "Yaramazlık İlkeleri ve Etik Kurallar" kâğıda dökülüyor. Hemen ardından, dünyanın dört bir yanından üyelerin katkılarıyla tüm çocuklara rehber olacak "356 Güne 365 Yaramazlık" kitabı kaleme alınıyor.

Tüm bu telaş ve koşturma, elbette balkonundan mahalleyi gözetleyen Büyük Mahmut Bey Amca'yı huzursuz ediyor. Torununun da bu yaramazlara katılması ile işin rengi, hikâyenin gidişatı değişiyor ve maceraya bir başka dernek, ÇSED ekleniyor. Mahalle bakkalından tutun da bizim yaramazın anne babasına kadar neredeyse tanıdıkları bütün yetişkinlerin üyesi olduğu Çocukları Sinir Edenler Derneği!

Bu iki derneğin karşı karşıya gelişi; "bir gün büyüyecek olan çocuklar" ile "bir zamanlar çocuk olan büyükler" in hikâyesinde tempoyu yükseltiyor!

Mert Tugen'in illüstrasyonları ile zenginleşen kitap, sürekli başkaları ile kıyaslanan çocukların içine su serperken, günümüzde kaygılarla sarılıp sarmalanan çocuklara neşeli olmayı, empati kurmayı, takım ruhunu hatırlatacak bir okuma deneyimi vadediyor. 

Şermin Yaşar, muzip üslubu ile kaleme aldığı çocuk kitaplarında hem küçük hem de büyük okurları aynı satırlarda buluşturan nadir yazarlardan. Çocuklar kendi dillerini, bakış açılarını görürken büyükler unuttukları çocukluklarını hatırlıyor, o zaman kızdıkları ebeveynlerine şimdi nasıl da benzediklerini fark ediyor.

Kelime Müzesi ve Anne Müzesi'ni geçen yıllarda ziyaretçilerle buluşturan yazar, Dünyanın İlk ve Tek Yaramazlık Müzesi'ni de bu kitabında kurguluyor. Kim bilir belki bir gün hayata da geçirir!

Hikâyenin finalinde bizi bir de sürpriz bekliyor. Şermin Yaşar, hem kaleminin çocuk edebiyatında da nasıl ustalaştığını hem de algılarımızın bu modern çağda bile nasıl kalıplara sıkışmış olduğunu ders niteliğinde bir finalle gözlerimizin önüne seriyor.

Dinledikten sonra uzun süre dilime pelesenk olan BSED Marşı - Yaramazın Şarkısı'nın son nakaratı ile bitirmek istiyorum yazımı!

Ah sizler de çocuktunuz,
Ne de çabuk unuttunuz!
Büyük küçük biz hepimiz,
Bu dünyanın çocuğuyuz!

*Sümerolog Samuel Noah Kramer - Tarih Sümer'de Başlar - Kabalcı Yayınları

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…