Tekirdağ'da Bir Macar Prensi: II. Ferenc Rákóczi'nin Sürgün Yılları ve Rakoçi Müzesi
Görsel: No machine-readable author provided. Csanády assumed (based on copyright claims) / Wikimedia Commons, Public domain
Macar bağımsızlık önderi II. Ferenc Rákóczi'nin 1720-1735 arasında yaşadığı Tekirdağ'daki evi, bugün Rakoçi Müzesi olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.
Tekirdağ'ın Marmara Denizi'ne bakan yamaçlarında, 18. yüzyıldan kalma bir Osmanlı ahşap evi, Macar tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birine tanıklık etmiş. Bu ev, Macar ulusal kahramanı II. Ferenc Rákóczi'nin sürgünde geçirdiği son on beş yılını adadığı mekân. Bugün Rakoçi Müzesi olarak bilinen bu yapı, iki ülke arasında bir kültür köprüsü işlevi görüyor ve her yıl çok sayıda Macar ziyaretçiyi ağırlıyor.
Habsburglara Karşı Bir Ömür
II. Ferenc Rákóczi, 1676'da Erdel'in soylu Macar ailelerinden birinde dünyaya geldi. Babası I. Ferenc Rákóczi ve dedesi II. György Rákóczi de Erdel prensliği yapmıştı. Genç Rákóczi, Habsburg Hanedanı'nın Macaristan üzerindeki baskısına karşı 1700 yılında Fransa'nın desteğini alarak bir bağımsızlık mücadelesi planladı. Ancak Avusturya istihbaratı bu hazırlığı fark edince tutuklandı ve ölüm cezasına çarptırılacağı kesinleşti. Hapisten kaçarak Polonya'ya sığınan Rákóczi, 1703'te Avusturya ordusunun İspanya Veraset Savaşları nedeniyle Macaristan'dan çekilmesini fırsat bilerek geri döndü ve büyük bir ayaklanma başlattı.
1704'te Erdel prensi, 1705'te ise asiller meclisi tarafından Macaristan prensi ilan edilen Rákóczi'nin bu mücadelesi, 1708'deki Trençin Savaşı'ndaki yenilgiyle sarsıldı. 1711'de başlayan barış görüşmeleri sırasında güvenlik endişesiyle Macaristan'ı terk eden Rákóczi, yokluğunda imzalanan Szatmár Barışı ile bağımsızlık savaşının sona erdiğini gördü. Böylece onun için uzun sürecek sürgün yılları başladı.
Osmanlı Topraklarına Varış
1711'den itibaren sırasıyla Polonya, İngiltere ve Fransa'da yaşayan Rákóczi, 1715'te Osmanlı Devleti'nin davetini kabul etti. Kendisini ve maiyetini almak üzere gönderilen bir yelkenli gemiyle 1717'de Gelibolu'ya çıktı. Edirne ve İstanbul'da geçirdiği günlerin ardından 1720'de Tekirdağ'a yerleşti. Osmanlı padişahı III. Ahmed'in tahsis ettiği evde, 8 Nisan 1735'teki ölümüne kadar yaşadı.
Rákóczi'nin Tekirdağ'a yerleşmesi, beraberindeki Macar soyluları ve deneme yazarı Kelemen Mikes gibi takipçilerinin de çevre sokaklara yerleşmesine yol açtı. Böylece kentte büyük bir Macar kolonisi oluştu. 1718'de Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında imzalanan Pasarofça Antlaşması, Osmanlı topraklarına iltica eden Macar mültecilerin güvenliğini de güvence altına almıştı.
Müze Olan Ev
Rákóczi'nin yaşadığı ev, üç katlı, on odalı ve tipik Osmanlı mimarisi özellikleri taşıyan bir ahşap yapıydı. Marmara Denizi'ne bakan küçük bir tepe üzerinde konumlanmıştı; sahil yolunun yapılmasından önce denize çok daha yakındı. Ev, 1982 yılında müzeye dönüştürülmek üzere Macaristan devletine bağışlandı. 1906'da bir Macar sanatçının Tekirdağ'a giderken yaptığı iç mekân illüstrasyonları esas alınarak yeniden inşa edilen bina, 25 Eylül 1982'de resmen ziyarete açıldı. Macar hükûmetinin gerçekleştirdiği restorasyonun ardından 2010'da yeniden kapılarını açtı.
Müzenin zemin katında Rákóczi'nin, bodrum katında ise mabeyincisi Kelemen Mikes'in bronz büstleri bulunuyor. Duvarlarda annesi Ilona Zrínyi, üvey babası Imre Thököly ve yardımcılarının yağlıboya portreleri ile aile armasının yer aldığı bir pankart sergileniyor. Yapıda mutfak, kiler, şark tuvaleti ve su kuyusu da görülebiliyor. Birinci katta Macaristan'dan getirilen porselen ve seramik eşyalar ile Rákóczi'nin annesine ait gümüş iplikten yapılmış bir cüzdan dikkat çekiyor. Bu katın duvarlarında Macar ressam Aladár Edivi Illés'in eski Tekirdağ manzarasını gösteren suluboyaları asılı.
Mikes'in Mektupları ve Özel Oda
Evin en özel mekânı, ikinci kattaki misafir odası. Şehzadenin Edirne'deyken hayran kaldığı bir odadan esinlenerek tasarlanan bu odanın ahşap tavanı çiçek ve meyve süsleriyle oyulmuş. Pencereleri vitray, duvarları Macar halk motifleriyle boyalı. Odada Rákóczi'nin bizzat yaptığı, dekoratif işçilikli ahşap bir sandalye de yer alıyor. Aynı katta bulunan Kelemen Mikes'in odası ise ayrı bir öneme sahip. Mikes, ünlü eseri Türkiye'den Mektupları burada kaleme aldı. Rákóczi'nin günlük hayatını anlatan hayali bir teyzeye yazılmış mektuplardan oluşan bu eser, Tekirdağ Valisi tarafından Türkçeye çevrilerek yayımlandı.
Müzede ayrıca Rákóczi'nin kuruç ordusunun kullandığı silahların örnekleri ve pankartlar sergileniyor. Evin önüne 2005'te geleneksel Sekel tarzında oyulmuş ahşap bir kapı dikilmiş. Tekirdağ'da Rákóczi anısına yapılmış bir çeşme de bulunuyor. Rákóczi'nin naaşı, 1906'da evdeki kişisel eşyalarıyla birlikte İstanbul'dan alınarak günümüzde Slovakya sınırları içinde kalan Košice kentindeki katedrale nakledildi. Košice'deki Rákóczi anı evi ise Tekirdağ'daki bu evin birebir replikası olarak inşa edildi.
Rakoçi Müzesi, pazartesi hariç her gün ziyarete açık. 2007 yılında müzeyi 3.500'ü Macar olmak üzere 6.500 kişi ziyaret etmişti. Tekirdağ'ın bu köşesi, iki yüz yılı aşkın bir süre önce bir Macar prensinin sürgünde kurduğu yaşamın izlerini bugün de taşıyor; tarihin kesiştiği bu noktada, Doğu ile Batı'nın, Osmanlı ile Macar kültürünün iç içe geçtiği bir hikâyeye tanıklık ediyor.
Kaynak: tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org
Görsel: No machine-readable author provided. Csanády assumed (based on copyright claims), Wikimedia Commons, Public domain
THA - TürkAta Haber Ajansı