Bisanthe: Tekirdağ Barbaros'taki Antik Kentin İzinde
Görsel: Chapultepec / Wikimedia Commons, Public domain
Tekirdağ'ın Barbaros mahallesinde yer alan Bisanthe, Sisamlı göçmenlerce kurulmuş, Odrys Krallığı'na ev sahipliği yapmış antik bir kenttir.
Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesine bağlı Barbaros mahallesi, yalnızca bugünün sakin balıkçı kasabası görüntüsüyle değil, binlerce yıl öncesine uzanan köklü geçmişiyle de dikkat çekiyor. Bu toprakların altında, antik çağın önemli yerleşimlerinden Bisanthe yatıyor. Herodot'un aktardığına göre kent, Sisam adasından gelen göçmenler tarafından kurulmuş; bu kolonileşme hareketinin MÖ 600'lü yıllara tarihlendiği biliniyor. Bugün arkeologların ve tarih meraklılarının ilgisini çeken bu antik kent, bölgenin kültürel katmanlarını gözler önüne seriyor.
Tarih Sahnesinde Bisanthe
Bisanthe'nin kuruluşundan yaklaşık iki yüzyıl sonra, MÖ 400'lü yıllarda bölge, Trak kabilelerinin oluşturduğu Odrys Krallığı'nın egemenliğine girmiş. Dönemin ünlü tarihçisi Ksenofon, Anabasis adlı eserinde bu döneme ışık tutuyor. Ksenofon'a göre Odrys prensi Seuthes, Bisanthe'yi sahip olduğu en güzel kıyı kentlerinden biri olarak nitelendirmiş. Bu ifade, kentin o dönemdeki ihtişamını ve stratejik önemini gözler önüne seriyor. Kentin konumu, Traklar için kutsal sayılan Heiron Oros dağıyla da ilişkilendiriliyor; Strabon da bu kutsal dağdan söz ediyor. Günümüzde Kartalkaya Kalesi olarak bilinen bu dağ, Bisanthe'nin çevresindeki kutsal peyzajın bir parçası olarak kabul ediliyor.
Lokalizasyon Tartışmaları ve Araştırmalar
Bisanthe'nin yeri uzun süre tartışma konusu olmuş. Bazı araştırmacılar, Sisam koloni yerleşmesinin Tekirdağ merkezinde olduğunu düşünmüş. Ancak yapılan kazılar ve yüzey araştırmaları, kentin tam olarak Barbaros'ta konumlandığını ortaya koymuş. Bu süreçte, yerleşmenin Geç Antik Devir ve Bizans İmparatorluğu döneminde Panion adıyla anıldığı tahmin ediliyor. Bununla birlikte, bazı kaynaklar Panion'un Rumeli Feneri olduğunu da ileri sürmüş. Bisanthe'nin kesin lokalizasyonu, bölgede yapılan sistematik araştırmalar sonucunda netleşmiş.
Yerleşmenin keşfi, Trakya Bölgesi'nde yüzey araştırmaları yürüten Mehmet Özdoğan'ın çalışmaları sırasında gerçekleşmiş. Özdoğan, bölgede yaptığı yüzey toplamalarında Klasik Dönem'e tarihlenen çanak çömlek parçaları bulmuş. Bu buluntular, kentin antik çağdaki varlığının ilk somut kanıtlarını oluşturmuş. Daha sonra, bir liman yapım projesi öncesinde Tekirdağ Arkeoloji Müzesi ve Trakya Üniversitesi tarafından kısa süreli bir kurtarma kazısı gerçekleştirilmiş. Ardından, 2008 yılında Z. K. Erdem tarafından yerleşmede kapsamlı bir yüzey toplaması yapılmış.
Buluntular: Kentin Hafızası
Kazı çalışmaları, Bisanthe'nin Geç Antik Devir'deki önemini ortaya koyan mimari kalıntılar gün yüzüne çıkarmış. Bu kalıntılar arasında bir kilise ve sur duvarları yer alıyor. Bu yapılar, kentin geç dönemde de dini ve savunma açısından ne denli gelişmiş olduğunu gösteriyor. 2008 yılındaki yüzey toplamalarında ise çok daha zengin bir buluntu çeşitliliği elde edilmiş. Klasik Dönem'den Bizans Dönemi'ne kadar uzanan geniş bir zaman dilimine tarihlenen çok sayıda çanak çömlek parçası, pişmiş toprak kandiller, cam kaplar, cam bilezik parçaları ve sikkeler toplanmış. Bu eserler, kentin uzun süre boyunca kesintisiz iskân gördüğünü ve ticari ağlar içinde yer aldığını kanıtlıyor.
Ele geçen yazıtlar ise Bisanthe'nin ticari ilişkilerine dair önemli ipuçları sunuyor. MÖ 3. ve 2. yüzyıllara tarihlenen bu yazıtlar, yerleşmenin Mısır ile yoğun ticari ilişkiler içinde olduğuna işaret ediyor. Bu durum, kentin Akdeniz dünyasıyla bağlantısını ve ekonomik gücünü gözler önüne seriyor. Bisanthe, sadece bir Trak yerleşmesi olmanın ötesinde, dönemin uluslararası ticaret ağlarına dahil olan canlı bir liman kenti görünümünde.
Bugünün Barbaros'unda Antik İzler
Bugün Barbaros'a yolunuz düştüğünde, bu antik kentin izlerini görmek mümkün. Arkeolojik kazılar, bölgenin tarihine ışık tutmaya devam ediyor. Bisanthe'nin kalıntıları, ziyaretçilere binlerce yıl öncesine yolculuk yapma fırsatı sunuyor. Kentin surları ve kilisesi, geçmişin sessiz tanıkları olarak ayakta kalmaya çalışıyor. Ayrıca, çevredeki doğal güzellikler ve Marmara Denizi'nin mavisi, antik kentin atmosferini tamamlıyor.
Bisanthe, yalnızca arkeologlar için değil, tarihe meraklı herkes için keşfedilmeyi bekleyen bir hazine. Tekirdağ'ın kültürel zenginliğinin önemli bir parçası olan bu antik kent, bölgenin geçmişine dair sorulara yanıt arıyor. Her kazı, her yüzey araştırması, kentin hikayesine yeni bir sayfa ekliyor. Barbaros'ta denizin ve tarihin iç içe geçtiği bu eşsiz coğrafya, ziyaretçilerini geçmişin derinliklerine davet ediyor.
Kaynak: tr.wikipedia.org
Görsel: Chapultepec, Wikimedia Commons, Public domain
THA - TürkAta Haber Ajansı